ÜRDÜN'DE GEZİLECEK YERLER

Semavi dinlere, kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış, Dünyanın 7 harikasından biri, Petra Antik Kenti’nin olduğu, Ortadoğu’nun kalbinde olan bir krallık, Ürdün. 4-5 gün ayırarak bu kadim toprakları gezip, birbirinden farklı deneyimler edinebilirsiniz.

Ürdün, birbirinden farklı deneyimler yaşatmakta oldukça cömert davranır. Wadi Rum’da, yani dünyanın en mistik çöllerinden birisinde konaklamayı, Akabe’de Kızıldeniz’de muazzam bir su altı keşfini, Petra’da kadim Nebati kavminin inşa ettiği bu büyülü kenti, Nebo Dağı’nda Hz. Musa’nın ayak izlerini takip etmeyi ve Ölü Deniz’de LutKavmi’nin hikayesini dinleyerek dünyanın en tuzlu göllerinden birisinde “yüzememeyi” deneyimleyebilirsiniz.

Kısacası Ürdün çok az bir sürede, hafızanızdan ve yüreğinizden silemeyeceğiniz anılar yaratmayı başaran nadir yerlerden birisidir.

Ürdün Güvenli Mi?

Ürdün jeopolitik konumu dolayısıyla Ortadoğu’da ateş hattında gibi görünebilir. Akabe’de özellikle bunu gözlerinizle görebilirsiniz; bir tarafta İsrail, biraz yanında Mısır, güneyde ise Sudan vardır. Halbuki Ürdün, Ortadoğu’nun en güvenli ve stabil, huzurlu ülkesi diyebiliriz. Hatta Türkiye’ye göre daha güvenli diye düşünebilirsiniz. Dolayısıyla Ürdün’e gitmekte herhangi bir tereddütte bulunmanıza gerek yok.

Ek olarak, Ürdün’de Türkler çok hoş karşılanmakta ve diğer bir güzel durum ise “vize” almanıza gerek yok!

Ürdün Pahalı mı?

Ürdün dinarı Türk Lirası’na göre oldukça değerli. 1’e 8 gibi bir oran söz konusu. Lakin bu gözünüzü korkutmasın.

Yemek: Yeme – içme işleri oldukça uyguna halledilebilmekte. Lokal restoranlarda yemeyi tercih ederseniz – ki her zaman bunu öneririz ve biz de gezilerimizde bu tarz yerleri tercih ederiz – aşağı yukarı 25-40 lira arasına tıka basa doyarak çıkabilirsiniz. Ürdün’e gittiğinizde mutlaka tatmanız gereken yemekleri aşağıda inceleyebilirsiniz.

Alış veriş: Bunun dışında alışveriş konusunda da yerel kıyafetleri 50 liradan 500 liraya kadar çıkabiliyor. Ama tütsü, baharat ve cilt bakım ürünleri (genelde Ölü Deniz’den üretilen) oldukça uygun fiyatlara halledilebiliyor.

Konaklama: Konaklama açısından da gayet hoş ve uyguna hosteller ve lüks arayışındaysanız da daha yüksek fiyatlı hizmet sunan oteller mevcut. Buradan tek uyarım Petra’da konaklayacaksanız eğer Amman ve Akabe’ye göre konaklamanın daha tuzluya geleceğini aklınızda bulundurmanız.

ÜRDÜNDE GEZİLECEK YERLER

AMMAN

Ürdün’ün başkenti, Ürdün halkını ve gündelik yaşamını öğrenmek isteyenler için ziyaret edilmesi gereken bir şehir. Ama eğer vaktiniz kısa ise diğer yerlere oranla pas geçebilirsiniz. Amman dünyanın hala yaşanılan en eski kentlerinden bir tanesidir; M.Ö. 7000 yılına kadar uzanan bu antik kent, Asurlulara, Pers İmparatorluğu’na, Yunanlara, Romalılara, Emevilere, Abbasilere, Memlüklere ve en son Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapmıştır.

Citadel ( Amman Kalesi)

İstanbul gibi pek çok tepeye sahip olan Amman Şehri’ne girdiğinizde en yüksek tepelerden birisinde bulunan Citadel direkt gözünüze çarpıyor. Burası antik dönem boyunca insanların yaşadığı, şehir merkezi olarak kullandıkları alan olarak düşünebilirsiniz.

Burada hüküm sürmüş bütün uygarlıklardan kalıntılar bir arada bu tepede ziyaret edilebildiği için oldukça ilginç bir atmosfer sunuyor Citadel. Amman şehrinin tarihini öğrenmek ve gözle tecrübe etmek için çıkılması gereken bir nokta.

İçeride bir Bizans kilisesi, Roma döneminden kalma bir Herkül Tapınağı, Emevi Sarayı, cami ve arkeoloji müzesi var. Şehrin merkezinde olan Citadel, yürüyerek ulaşılabiliyor ama biraz yokuş çıkacağınız gerçeği var.

Dileyen taksiyle çıkıp, dönüşte yürüyerek inebilir.

Roma Amfi Tiyatrosu

Kaleden yürüyerek aşağıya indiğinizde yukarıdan görebileceğiniz Roma Tiyatrosu 6.000 kişilik bir kapasiteye sahip ve zaten şehrin merkezinde olduğu için gözden kaçırılması oldukça zor.

İçerisinde aynı zamanda daha küçük bir amfi Odeon var. Bugün bizde de örnekleri olduğu gibi konser ve kültürel aktivitelerde aktif olarak kullanılan bu tiyatronun içine girip ziyaret edebilir aynı biletle yanında bulunan folklor müzesini de gezebilirsiniz.

Nymphaeum

Amfi Tiyatro’yu arkanızda bırakıp dümdüz ilerlediğinizde karşınıza çıkacak olan bu çeşme, Roma döneminde halk çeşmesi olarak kullanılıyordu.

Al Balad (Şehir Merkezi)

Amfi tiyatroya çok yakın olan şehir merkezi ve Pazar yeri size Eminönü’nü hatırlatabilir. Amman’ın eski ticaret merkezi olan Downtown veya Al Balad  diye geçen bölgede lokal restoranları (Hashem, Al Quds, Habiba, Bekdash gibi) ziyaret edebilir ve tütsü, baharat ve geleneksel kıyafetleri satın alabilirsiniz.

Orta Doğu’da pazarlık kaçınılmazdır!

Pazarlık yapmaktan çekinmeyin, hemen hemen herkes İngilizce konuşmakta. Sokaklarda yürürken bolca taze meyve suyu satılan dükkanlar göreceksiniz es geçmeyin beklediğinizden de muazzam ! Aynı şekilde şeker kamışı suları da satılıyor, deneyebilirsiniz.

Rainbow Caddesi

Amman’ın lüks ve gece hayatını da görmek isteyenler için yine şehir merkezine yakın Rainbow Caddesi gidilmesi gereken noktalardan. Downtown’dan sonra etrafın nasıl değiştiğini zaten hemen farkediyorsunuz.

Lüks evlerin, restoranların, cafelerin ve rooftop barların olduğu bu cadde, gece bir şeyler içmek isteyen ve Amman’ın farklı bir yönünü görmek isteyenler için harika bir seçenek. Rainbow Caddesi’nde gidilebilecek bazı mekanlar şöyle; Sekrab, Copas Central, District Urban Rooftop, La Calle.

 

NEBO DAĞI

Amman’a yaklaşık 40 km olan Nebo, Nibu dağı, Madaba şehrine bağlı olan Hristiyan ve Museviler için kutsal sayılan bir nokta. Museviliğin kutsal kitabı olan Tanah’ta Hz. Musa’ya vaad edilmiş toprakların gösterildiği noktanın Nebo Dağı olduğu düşünülmektedir.

Nebo: yani nebi. Tanrı’nın buyruklarını insanlara ileterek onları aydınlatan, onları iyi ve doğru davranmaya yönelten kimse, yalvaç, peygamber.

Buna ek olarak, Hz. Musa’nın kendisinin de bu dağda gömülü olduğuna inanılmaktadır ama yeri tam olarak bilinmemektedir. Burada aynı zamanda Bizans döneminden kalma bir kilise ve dönemin yerleşim alanlarını görebilirsiniz.

Aynı zamanda Hz. Musa’nın mucizelerinden biri olan toprağa bastığı sopa ile su çıkartmasını temsilen bir anıt dikilmiştir. Bulunduğu yerden de İsrail toprakları, Eriha görülmektedir.

BETHANY, EL MAĞTAS, VAFTİS ALANI

Arapça’da vaftiz veya batırma anlamına gelen El-Mağtas, Hz. İsa’nın vaftiz edildiği yer olarak düşünülmekte. UNESCO tarafından Dünya Mirası alanı olarak ilan edilmiştir. Nebo Dağı’na 40 km mesafede olan bu vaftiz alanı hem turistik hem hac faaliyetlerine ev sahipliği yapmaktadır.

LUT GÖLÜ - ÖLÜ DENİZ

Dünya’nın en alçak noktasına hoşgeldiniz! Deniz seviyesinden yaklaşık 400 metre aşağıya kadar iniyorsunuz Lut Gölü’nde. Aynı zamanda Dünya’nın en tuzlu 3. gölü.

Şöyle söyleyelim Akdeniz’in tuzluluk oranı %3 iken, Lut Gölü’nde bu oran %28 ile %33 arasında değişiyor. Dolayısıyla sakın ama sakın gözünüze su kaçırmayın! Zaten suyun üstünde yatar pozisyonda durabildiğiniz için – ki bu meşhur suda yatarken kitap okuma fotoğrafları böyle çekiliyor – yanılıp yüzmeye çalışmayın su sizi fırlatıyor böylece gözünüze de su kaçabiliyor.

Buna ek olarak Ölü Deniz’in çamuru pek çok bakım ve güzellik ürününde de kullanılmakla birlikte burada da çamur banyosu yapabiliyorsunuz.

Kuran-ı Kerim de dahil olmak üzere kutsal kitaplarda LutKavmi’nin hikayesi geçmektedir. Lut Gölü de ismini Lut Peygamber’den almaktadır. Eski Ahit’in Tekvin kitabında Hz. Lut, Lut Kavminin yaşadığı ve günahkar kentler olarak geçen Sodom ve Gomore şehirlerine peygamber olarak gönderildiği yazar. Kuran-ı Kerim’de de bu halk eşcinsel ilişkiler yaşadıkları ve günahkar davrandıkları sebebiyle üzerlerine taş yağdırılan ve yok edilen bir kavim olarak anlatılır. Arkeologlar ve bilim insanların yaptıkları araştırmalar doğrultusunda bölgede deprem izleri ve volkanik kalıntılar incelenmiş şehrin bu sebeple göl altında kalabilmiş olduğunu söylemektedirler ama kesin bir bulguya rastlanmamıştır.

WADİ MUJİB

Eğer ekstrem sporları seviyorsanız, WadiMujib rotanıza eklemeniz gereken, Ürdün’ün Büyük Kanyon’u gibi düşünebilirsiniz. Zor, orta ve kolay olmak suretiyle 3 seviyede yürüyüş rotaları var, tercihinize göre seçebilirsiniz. Ölü Deniz ve Akabe yolu üstünde kalan Wadi Mujib bazen çok yağış alınan dönemlerde su seviyesi çok yükselebiliyor ve yürüyüş pek mümkün olamayabiliyor akılda tutmakta fayda var.

WADİ RUM

Ürdün’ün Petra’dan sonra en sembolik yeridir Wadi Rum. Ortadoğu çölleri ile bahsettirir kendisinden. Fakat Wadi Rum içlerinde belki en ilginç ve en mistik olanı olabilir. İlginç coğrafi atmosferi sayesinde kendinizi gerçekten Mars’taymış gibi hissediyorsunuz. Tarih öncesi dönemlerden itibaren burası pek çok kavim ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Bedeviler burada hem çölde safari hem de konaklama hizmeti veriyorlar. Safari yaparken üstü açık arabalarda vadi de gidilmesi gereken en önemli noktalara sizi götürüyorlar. Çölün tadını tam çıkarabilmek için en az 1 gece konaklamak gerekiyor. Çöl hem gündüz hem de gece ayrı ayrı deneyimlenmesi gereken bir yer. Konaklamalarda da bedeviler geleneksel zarb kebabı ve mezeler ile size tam bir çöl akşamı yaşatıyorlar.

 

HİCAZ DEMİR YOLU

Osmanlı’nın son döneminde inşa edilen Hicaz Demiryolu Ortadoğu için önemli bir ticaret hattı olmuştur. Wadi Rum’a giden yolda solunuzda görebiliyorsunuz, inip fotoğraf çekilebilirsiniz. Bu stratejik hat, Arabasitanlı Lawrence tarafından sürekli patlatılıyor, Osmanlı İmparatorluğu ise sürekli onarmakla uğraşıyordu. Bu sabotajlarla Osmanlı’nın güney toprakları ile bağı kesilmiştir.

PETRA ANTİK KENTİ

Büyük ihtimalle Ürdün’e yolunuzun düşmesinde en büyük sebeplerinizden birisidir Petra. Arap ve göçebe bir topluluk olan Nebati Kavmi buraya yerleşiyor ve yaklaşık 2200 yıllık bir tarihe sahip olan bu şehir insanoğlunun yarattığı tarihin yanında jeolojik geçmişi ile de insanı hayretlere düşürüyor. Milyonlarca yıllık izleri, fosilleri ve kayaların zamanla geçirdiği değişimlerle oluşturdukları çeşitli renkleri gözlemliyorsunuz.

Dünyann 7 harikasından biri. beklenenden çok daha fazlası… Petra Antik Kenti.

Petra Antik Kenti sanıldığının aksine oldukça büyük bir yerleşim alanı. Girişte Siq Vadisi’nde yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüşün ardından, Petra’nın simgesi Al-Khazneh (Hazine) binası size göz kırpıyor. Şehre giriş yaptıktan sonra ve yürüdükçe diğer yapıları, mezarlıkları, kurban kesilme noktasını, Antik Tiyatro’yu, kraliyet mezarlarını, antik su yolunu ve tapınakları görebiliyorsunuz. Petra için 1 tam gün ayırmakta fayda var.

Suyunuzu, atıştırmalıklarınızı ve en rahat ayakkabılarınızı giymiş bir şekilde çok yürümeli ve tırmanmalı bir maceraya hazır olun, sonuna kadar değecek.

urdun-tuplu-dalis-yapan-egitmen-ve-gezgin

AKABE (AQABA)

Akabe, Ürdün’ün en güney noktası ve Kızıldeniz’e kıyısı olan liman kenti. Yıl boyunca değişmeyen suyun sıcaklığı ve göreceli olarak daha rahat bir yaşantı olması Arapların da çok fazla gelip tatil yaptığı bir nokta. Akabe’deki marinadan ve sahil şeridinden İsrail’in Eylat şehri çok yakın bir şekilde görülebilmekte. Hemen yanında da Mısır’ın Taba şehri gözüküyor.

Wadi Rum’a yaklaşık 60 km mesafede olan bu yazlık şehre gelirseniz mutlaka dalış yapmayı ihmal etmeyin. Zaten Kızıldeniz’in güzelliğini görüp dalmamak gibi bir seçeneğiniz çok olmuyor.

ÜRDÜN YEMEKLERİ

Humus

Üstüne çok fazla söylenecek bir şey yok, Ortadoğu mutfağının yine olmazsa olmazı sevgili humus! Neredeyse bütün restoranlarda bulabileceğiniz, sadece meze olarak değil aynı zamanda kahvaltılarda da tüketilen, falafel dürümlerin içini süsleyen yeri geldiğinde sadece bir öğün olarak bile tüketilebilen şahane bir meze. Ürdün’de humus biraz daha kremamsı yapıldığını söyleyebiliriz, tadı tabiki de efsane !

Mütebbel

Humus’tan sonra şahsi favorim mütebel. Bizim de Hatay mutfağından aslında bildiğimiz, közlenmiş patlıcan, tahin, sarımsak ve limon ile yapılan pratik ve falafel ile birlikte de çok güzel giden bir meze.

Mansaf

Ürdün’ün en geleneksel yemeği sayılabilir mansaf. Bedevi yemeği olarak da geçen bu yemek pilav, badem, sebze ve koyun etinin karışımından oluşuyor. Oldukça büyük porsiyonlarda geldiği için bir kaç kişi bölüşebilir ve gelenek olarak da elle yenir. Al Quds Restoran mansafı tatmak için en iyi duraklardan bir tanesi.

Maklube

Mansaftan sonra gelen diğer bir geleneksel yemek de maklube. Geniş bir tepsiye pilav, tavuk (veya et) karışımı olan yemek pişirildikten sonra ters çevrilerek serilip servis ediliyor. İçinde yine bolca sebze, kuruyemiş ve ot karışımları kullanılıyor.

Şavurma

Yani “çevirme” diye düşünebilirsiniz. Çünkü şavurma bizim bildiğimiz dürüm. Sokak lezzetlerinden birisi olan şavurma oldukça uygun ve neredeyse her yerde bulabileceğiniz bir lezzet. Sadece bizim dürümlere göre biraz daha ağır ve yağlı diyebiliriz. Koyun, sığır eti, keçi veya tavuk etinin lavaşa sarıp satıyorlar.

Zarb Kebabı

Eğer Wadi Rum’da konaklarsanız, bedevilerin size hazırlayacağı yegane yemek olacaktır kendisi ! Bizim kuyu kebabı gibi düşünebilirsiniz. 3-4 katmandan oluşan bu kebap, her katında sebze, pilav, et ve garnitürler olmak üzere çölde bir çukurun içine gömülüp kat kat üstü kapatılıyor ve kendi ateşinde 3-4 saat pişiriliyor. Pişiriliş tarzı sebebiyle de tabi ki bambaşka bir lezzet sunuyor !

Künefe

Ürdün’ün en meşhur tatlısı diyebiliriz. Bizim severek yediğimiz künefeden farklı olarak değişik çeşitleri mevcut; daha tuzlusu, gül suyu ile yapılanları gibi. Künefeyi tadabileceğiniz yer ise Amman’ın en meşhur tatlıcısı olan HabibaSweets olacaktır.

Arak

Arak Arapça “terlemek” kelimesinden gelir ve Levant yöresine özgü üzüm, hurma veya şeker kamışından damıtılarak elde edilen anasonlu bir içkidir. Yani uzo, rakı, pastis veya rakijanın bir türevi diyebiliriz. Yukarıda saydığımız mezelerle birlikte tüketilmesi artı bir keyif vermekle birlikte, bizim rakıdan daha şekerli ve alkol oranının daha yüksek olduğu göz önünde bulunarak tüketilmesi gerekir.

ÜRDÜN İLE İLGİLİ TÜYOLAR

  • Ürdün’e vize yok, pasaportunuzla giriş yapabiliyorsunuz.
  • Ürdün’e iniş yaptığınızda havaalanında değil, şehir merkezindeki exchangelerde paranızı çevirmeniz komisyon açısından sizin için daha iyi olacaktır.
  • Kıyafet açısından herhangi bir kural yok fakat tabi çok kısa kıyafetler giyildiğinde dikkat çekebilirsiniz, tercih sizin.
  • 4-5 günlük bir seyahat için yanınıza 150-200 dolar almanız yemek ve alışveriş açısından yeterli olacaktır. Ürdün Dinarı pahalı ama Ürdün genel olarak çok pahalı bir yer değil.
  • Taksi kullanabilirsiniz fakat binmeden önce pazarlık yapmayı unutmayın, her zaman taksimetreyi açmayabiliyorlar. Çok uzak bir yere gitmeyecekseniz eğer şehir merkezi içerisinde genelde tutar 2-3 dinar arasında olacaktır.
Özge Özal

Özge Özal

Tarihçi, Keşfet101 Tur Koordinatörü

1993 doğumlu, bir ayağı hep dışarıda olmuş bulunduğu yere sığamayan gezmeyi, gezdirmeyi seven sosyal bilimci. İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih mezunu şimdi ise Kültürel İncelemeler bölümünde Yüksek Lisans’ıma devam etmekteyim. Eğitim hayatım boyunca Paris, Roma ve Edinburgh şehirlerinde uzun süreli yaşama imkanım oldu ve 2010’dan beri de hem kendim hem arkadaşlarımla seyahat etmekteyim. Bir noktada fark ettim ki arkadaşlarımla gezerken aslında rehberlik yapıyorum ve nasıl sürekli yollarda olabilirim ? sorusunu sorarken de yolum Keşfet101 ile kesişti ve beraber yollara düşmeye başladık. O günden beri de akademi ve yolu birleştirerek gezginlere anlatmayı, yollara düşmeye devam ediyoruz.

En Sık İncelenen Turlar